|
emin23 / Özel Mesaj |
| Normal Üye! |
 |
| Rep |
10
[+] [-]
|
| Yetki |
Yazı Editörü
|
| Cinsiyet | Erkek |
| Kıdem | 2 |
| Mesajlar |
1
|
| Puan |
-1
|
| Tarih | 05.06.2008 |
| Saat | 21:55:03 |
|
AK Parti Hükûmeti, tabanının taleplerini yerine getiremedi. Tayyip Erdoğan, gerginlik yaratmamak için, fazla ısrarlı davranmadıklarını Salı günkü grup konuşmasında açıkladı.
İmam Hatip meselesinin bir kanun değişikliğiyle halli mümkündü. Ama, Yüksek Öğretim Kurulu, "laikliğin kalesi" haline getirilince, bu konuda adım atmak imkânsızlaştı. Erdoğan, belli ki, bu işi cumhurbaşkanlığı değişikliğinden sonra ele alacak.
Buna mukabil, başörtüsü yasağını kaldırmak, Meclis çoğunluğunun elinde değil. AK Parti Hükûmeti'nin kasten başörtüsü yasağını kaldırmadığı, çünkü bu problemin varlığından beslendiği iddiası tamamen gerçek dışı. Zaten, Yüksek Öğretim Kanunu'nun ek 17'nci maddesine göre, "Kanunlara aykırı olmayan her türlü kılık kıyafet serbesttir." Hiçbir kanun başörtüsünü yasaklamadığına göre, prensip olarak başörtülü kızlar üniversiteye girebilmeli. Onları engelleyen yasal bir düzenleme mevcut değil. Bu yüzden de, yeni bir kanun ile Meclis çoğunluğunun mevcut olmayan bir yasağı kaldırması düşünülemez. Yasak, sadece Anayasa Mahkemesi'nin yorumundan kaynaklanıyor. Üstelik Meclis kanun çıkartsa, bu defa Anayasa Mahkemesi, eskisi gibi hataya düşmeyecek ve kanunu iptâl edecektir. Başörtülüler, haklılıklarına zemin teşkil eden bir kanundan da yoksun kalacaktır.
Gene kimi gazeteciler, anayasadaki laikliğin başörtüsü önünde engel olduğunu sanıyor. Alâkası yok. Çünkü anayasanın 24'üncü maddesi, devletin din kurallarına dayandırılmasını; siyasî veya kişisel çıkar sağlamak amacıyla din duygularının veyahut dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilip, kötüye kullanılmasını yasaklıyor.
Bu hükmün başörtüsüyle ne ilgisi var!
23 Nisan'da yeniden alevlenen egemenlik tartışmasının altında, işte böyle bir gerçek yatıyor: "İktidarsınız, ama başörtüsü yasağını kaldırmaya muktedir değilsiniz."
tarafından yazılan bu makale, 27 Nisan 2006 Perşembe günü yayınlanan Bugün Gazetesindeki köşe yazısıdır.

İmza yok!
|